| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Aşk-ı MemnuRSSYorum RSS
Yarışma blogu Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması ve Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması
Yeni video sitemiz videolar açılmıştır.Tüm herkesi bekleriz yeni video portalımıza.
8 "aşkı memnu" etiketi kullanan gönderi "aşkı memnu" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Aşkı memnu 6.bölümü hakkında 

window.google_render_ad(); 



Behlül evden ayrılıyor. Behlül’ün Bihter yüzünden gittiğini düşünen Nihal de Bihter’e tepkisini gösterir.
Behlül, Adnan Bey’e Nihat’ın babasından duyduklarını anlatarak onu evliliği konusunda uyarır. Ancak Adnan Bey, Bihter’e duyduğu aşk yüzünden bu uyarıyı ciddiye almaz ve Behlül’le tartışır. Bihter’in de sert çıkışıyla gururu kırılan Behlül evden ayrılır.
Behlül’ün Bihter yüzünden gittiğini düşünen Nihal, Bihter’e tepkisini gösterir. Onun evde bu kadar çabuk söz sahibi olmasından rahatsızdır. Ancak Bihter, Bülent’tin de yavaş yavaş gönlünü kazanmaya başlamıştır.
Adnan Bey’in yanında iyi bir pozisyonda çalışmaya başlayan Nihat için işler yoluna girerken, Behlül için sıkıntılı günler başlar.
Adnan Bey ve Bihter’in uzun balayı programı, Nihal’in doğum günüyle çakışır. Oysa Nihal için rüştünü ispat edeceği bu doğum günü çok önemlidir. İlk kez babasından ayrı bir kutlama yapacağı için üzülen Nihal’i Behlül yalnız bırakmayacaktır. Bu doğum günü Nihal için unutulmaz olur.

aşkı memnu

Bihter ölcek mi? 


Dizilerin artık böyle bir işlevi var: Kitap satışlarını artırmak. ‘Hatırla Sevgili’nin ilgili bölümlerinden sonra, Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında yazılmış kitapların satışlarının patladığına dair haberler çıkmıştı, hatırlayacaksınız.
Erdal Öz’ün ‘Gülünün Solduğu Akşam’, Nihat Behram’ın ‘Darağacında
Üç Fidan’, Oral Çalışlar’ın ‘Denizler İdama Giderken’, Turhan Feyzioğlu’nun ‘Bizim Deniz’
adlı kitapları, daha önce haftada 2-3 talep alırken birden 20’şer 30’ar satar olmuştu. Diziyi seyreden kitapçıya koşuyordu.
Geçenlerde Halid Ziya Uşaklıgil’in ‘Aşk-ı Memnu’sunu başköşede görünce, tamam dedim,
yeni bestseller belli oldu. Dün Taraf haberini yapıp “Aşk-ı Memnu’nun sezon finali tüm kitapçılarda” diye başlık atmış.
Sırf o değil, ‘Yaprak Dökümü’, ‘Dudaktan Kalbe’ gibi televizyon dizilerine uyarlanan başka edebiyat klasiklerine de ilgi artmış. Hem yayınevleri memnunmuş hem de ne olacağını görmek için gelecek haftayı beklemekten kurtulan dizi fanları.
Bir yandan iyi bir şey tabii, böyle böyle bir iki bir iki, birike birike, bir aşinalık olur, ‘Mai ve Siyah’ da ‘Aşk-ı Memnu’cunun muymuş, e bi bakiiim’ olur... ‘Şıpsevdi’ öbürünün müydü, haa ‘Gulyabani’cinin di mi, e on da bakiiim madem’ olur...
Ama Deniz Gezmiş adını ilk ‘Hatırla Sevgili’de duyup meraklanandan uzun vadede bir devamlılık talep edemeyeceğimiz gibi, Halid Ziya Uşaklıgil adını ilk Kıvanç Tatlıtuğ vesilesiyle işitenle ilgili beklentiyi de gerçekçi bir hizada tutmak lazım.
Merak de ediyorum: Hazır lopa alışık dizici, gelecek sezon bölümlerini merak ettiği falanca dizinin DVD’sini getirtir gibi, gerçekten de sonunu okumak için alır mı bu klasikleri? Okuduğu şeyden haz duyar mı? İçindeki binlerce tedavülden kalmış kelimenin şimdiki karşılığının parantez içinde yazıldığı (dolayısıyla biraz ortaokul edebiyat dersi okuma ödeviymiş bunaltısı yaratmadığı da söylenemeyecek olan) bu romanlar yerine, aslında senaryoyu ele geçirmeyi tercih eder mi? ‘Aşk-ı Memnu’nun bugüne uyarlanmışlığının konforundan çıkıp da 19. yüzyılın bilinmezliğine gider mi mesela?
Ahmet Hamdi Tanpınar, bu romanın “bovarysme ve esthetisme’de mahpus” olduğunu söylemiş, Berna Moran da Bihter’in, sebepleri değişik de olsa, sonunun benzerliği itibarıyla ‘Madam Bovary’ ve ‘Anna Karenina’ ile benzeştiğinin üstünde durmuş, öyle yazıyor Özgür Yayınları tarafından basılan ‘Aşk-ı Memnu’nuyu yayına hazırlayan Muharrem Kaya, önsözde. Bihter, büyük ölçüde Madam Bovary imiş. Bihter’i bu kötü sona hazırlayan, biraz da, örnek alınan bu romanlarmış. Peki ‘Madam Bovary’yle ‘Anna Karenina’yı da okur mu dizi izleyicisi hızını alamayıp?
Yoksa şöyle rastgele dolaşıp Halid Ziya Uşaklıgil’in ‘Aşk-ı Memnu’sunda, aaa
bu bizim diziye hiç benzemiyor ki diye hayal kırıklığına mı uğrar: 
“Firdevs Hanım’ın türlü yüzüklerle donatılmış hâlâ beyaz, hâlâ tombul eli Behlül’ün elinin üstünde unutuluyordu.” Beyaz ve tombul bir dönemin güzellik anlayışı tabii ama 56 kilo ve solaryum cilalı Nebahat Çehre’yi de, günümüz entrika, yalan dolan, hesap kitap ilişkilerinin merkezindeki herhangi bir kadını da en son tarifleyecek iki kelime herhalde.
“Adnan Bey, Beşir’e sordu:
-Nihal’le Matmazel nerede Beşir? Haydi şunları bul, yemek yiyeceğiz...
İhtiyar mürebbiye ile çocuk onlardan kaçmak için yürümüşler, içeri suya doğru gitmişlerdi. (...) Artık Nihal bir seneden beri saklamak için biçare (çaresiz) kalbine iktidarının fevkinde (gücünün üstünde) tahmil ettiği metanete (yüklediği dayanıklılığa) lüzum görmüyordu. Bu sabah başlayan feverandan (köpürmeden) sonra perişan bir ifade ile, şimdi babasından bahsederken bir saniye zarfında Bihter’e intikal eden (geçen) bir lisanla ihtiyar kıza kalbinin bütün mahrem dertlerini, bir seneden beri ruhunun yetim matemlerini döktü.”
Zerrin Tekindor’un canlandırdığı Matmazel olsa olsa 40’larının başındadır, dahası
ihtiyarlık tedavülden kalkan bir durum, 70 artık yeni orta yaş filan, biliyorsunuz...
Yazının burasına kadar gelmiş kitaptan habersiz dizi seyircisi varsa, onu ödüllendirelim. Önsözden tüyoyla:
“Romandaki şahıslar arasındaki çatışmalar, olay örgüsü içinde özellikle üç noktada düğümlenmektedir. Birincisini Bihter’in annesine benzememe mücadelesinde başarıya ulaşıp ulaşamayacağı; ikincisini Bihter’le Behlül’ün ilişkilerinin nasıl sonuçlanacağı; üçüncüsünü ise Nihal’le Behlül’ün evlenip evlenemeyecekleri oluşturur. Bu düğümler de Bihter’in annesi gibi anılmaktansa ölmeyi tercih etmesi, bu anlamda ona benzememesi, Nihal’le Behlül’ün evlenememesi ve Behlül’ün kaçması ile çözülür.”

Aşk-ı Memnu

Aşk-ı Memnu 6.Bölüm Fragmanı 

Aşk-ı Memnu 6.Bölüm Fragmanı

Aşk-ı memnu dizisi 6.bölüm fragmanıda yayımlandı.

 

 

Diziler Roman oldu 

Diziler Roman oldu
 

Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Argunşah, romanların dizilere uyarlanmasının, edebiyatın daha yaygın kitlelere ulaşabilmesinin yollarından biri olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Argunşah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya edebiyatının önemli eserlerinin de sinemaya ve dizilere uyarlandığını kaydetti.

Sanatlar arasında geçişler yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Argunşah, şöyle devam etti:

''Romanların dizilere uyarlanması, edebiyatımızın daha yaygın kitlelere ulaşabilmesinin yollarından biridir. Görsel bir sanat olan sinemanın, romandan, hikayeden hatta şiirden yola çıkarak yeni bir esere ulaşması bu yollardan bir tanesidir. İkincisi ise 1980 sonrası tanıştığımız postmodernizimin açtığı kapılardan biri olan metinler arası ilişkidir. Yani daha önce yazılmış bir metnin yeni bir eser içerisinde kullanılmasıdır. Bunu olduğu gibi kullanabilir, uyarlayarak kullanabilir ya da atıflar yaparak kullanabilir. Roman uyarlamalarını bu çerçevede düşünebiliriz.''

Argunşah, Aşk-ı Memnu dizisinde romanın aslına çok fazla uzak kalınmadığına dikkat çekerek, metnin anı yapıtının içerisinde modernize edilmiş unsurlar bulunduğunu anlattı.

Dizilerin adını aldığı romanların okunma oranlarına olumlu katkılar sağladığını işaret eden Prof. Dr. Argunşah, ''Aşk-ı Memnu benim Türkoloji öğrencilerine bile zorlukla okuttuğum bir romandı, ama 2 haftadır öğrenciler Aşk-ı Memnu'yu kendileri okumaya çalışıyorlar. Burada romanların dizilere uyarlanmasının okunma oranlarına olan faydalarını görebiliyoruz'' dedi.

Prof. Dr. Hülya Argunşah, senaristlerin yaptığı işin postmodern bir yaklaşımla metinler arası ilişki kurmak olduğunu vurgulayarak, ''Dizide bundan sonra metne bağlı kalınacak mı, yoksa çok uzaklaşılacak mı bilmiyorum. Öğrencilerim Yaprak Dökümü'nde romandan çok uzaklaşıldığını, yeni yeni entrikalar eklendiğini söylüyorlar. Ama her halükarda bu da metinler arası ilişkidir'' diye konuştu.

Türk insanının okumayı sevmediğini, bir anlatıcıyı dinleyen bir millet olarak hayatına devam ettiğini belirten Prof. Dr. Argunşah, bunun orta oyununda da Karagöz'de de halk masalların da destanlar da böyle olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Argunşah, bugün de bu anlatıcının yerine televizyonun konulduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

''Hala okumuyoruz. Birileri anlatıyor, hatta dikte ediyor biz de onlar gibi yaşıyoruz. Dolayısıyla nesiller arasında ortak okunmuş metinlerimiz yok. Rus edebiyatında ortak metinler var. Bütün nesiller okumuşlar. İngiliz edebiyatında gördük. Shakespare'i okumayan İngiliz yok. Diziler sayesinde okunmamış olsa bile üzerinde konuşacağımız ortak metinlerimiz olabilir gibi geliyor. Çünkü eğer bu ilgi devam ederse öğrenciler bu romanları okuyacaklar. Bu da nesiller arasında okunmuş ortak eserler dizgesini getirecektir.''

Hem Reşat Nuri Gültekin hem de Halit Ziya Uşaklıgil üzerinden topluma yanlış aktarmalar yapılabileceği korkusu da taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Argunşah, ''Senarist (Ben metinler arası ilişki kurdum) diyebilir. Belki bunun adı metne sadakat değil, ama en azından teze sadakattır. Benim en çok sevindiğim nokta öğrencilerle aynı şeyi konuşabileceğiz'' dedi.

Prof. Dr. Argunşah, senaristlerin dizilere olan ilginin sürekliliğini sağlamak için yeni entrikalar yazdığını belirterek, şöyle devam etti:

''Televizyon ve sinema bizim kültürümüzde o kadar etkili ki gençler bunları hayat formülleri olarak alıyorlar. Orada gördüğünüz her sahne insanlarda yaşanması gereken bir sahne olarak algılanabilir. Yıllarca televole kültürüyle uğraşmadık mı? Geçen haftaki dizide Aşk-ı Memnu romanının bunun bir parçası olduğunu görmeye başladım ve korktum. Eserin dünyasına sadık kalınırsa çok sakınca doğurmayacaktır, ama romanlarda açılmış dehlizler var. Bunları sonuna kadar kullanıyorlar. Romanda Behlül'ün hayatını o kadar ayrıntılı görmüyoruz, ama dizide yatak odası sahnelerini gösteriyorlar. Bu dehlizi sonuna kadar zorluyor. Bu senaristin yaratıcılığı, ama orada dikkat gerekiyor ne verecek. Bunun faydası var, ama zararı da var. Ben iyimser bakıyorum.''

Sanatın sansür edilemeyeceğini, ancak sanatçının da sorumluluğunu bilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Argunşah, kimsenin ''yapımcı dikkat etsin, RTÜK bunları yasaklasın'' diyemeyeceğini kaydetti.

Aşk-ı Memnu

Kıvanç tatlıtuğdan resimler aşk-ı memnu 

 

Aşk-ı memnu dizisi oyuncularından kıvanç tatlıtuğ resimleri








 

 

Selçuk Yöntem Biyografisi - Aşk-ı Memnu 

Selçuk Yöntem Biyografisi

1953 yılında İstanbul’da doğan Yöntem, 1975 ve 1976 yılları arasında Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Yüksek Bölümü’nden mezun oldu. 1977 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. 1994′te İrfan Yalçın’ın “Aşağıdakiler” adlı oyununu, 1995′te Savaş Dinçel’in “Gürültülü Patırtılı Bir Hikâye” adlı oyununu yönetti.

Bu oyunla “Özgüye Değer Yönetmen” ödülünü aldı. 1997-98 sezonunda Haldun Taner’in “Ay Işığında Şamata” adlı oyununu yönetti. 1986-87 sezonunda “Dört Mevsim” adlı oyunla “Özgüye Değer Erkek Oyuncu” ödülünü, 1988-1989 sezonunda “Peynirli Yumurta” adlı oyunla “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü, 1990-91 sezonunda “Deli Dumrul”daki rolü ile “Ulvi Uraz En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.

Televizyon ve sinema için film çalışmaları yaptı, “C Blok” adlı filmle “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü aldı. Yöntem, “Deli Yürek” adlı dizi ve sinema filmindeki “Bozo” tiplemesinden sonra, 2003 yılındaki “Kurtlar Vadisi” adlı dizide de “Aslan Akbey” karakterini canlandırdı.

Aşk-ı Memnu 1.Bölüm Özeti 

Aşk-ı Memnu 1.Bölüm Özeti

Aşk-ı Memnu dizisi ilk bölümünden ne kadar uzun ömürlü,güzel ve keyif verici bir dizi olacağını ispatladı.Dizinin ilk bölümünde şunlar oldu.
Behlül Fransa'da yaptığı tatilden döndü,eski sevgilisi olan Pertev'in evleneceği haberini duydu ona çiçek yolladı.
Behlül'ün amcası Adnan Bey,Pertev'in annesi Firdevs düğüne çağırır ve düğünde Adnan Bey'e karşı samimi tavırları dikkat çeker.Ama Adnan Bey Firdevs hanıma hiç yüz vermez.Adnan Bey'in çocukları ve yalı'da çalışanlar hem düğüne hem de babalarına bakmak için Yat ile uzaktan dürbünle düğünü seyir etmeye çalışırlar ve bir süre sonra dadıları Deniz hanımın isteği üzere geri dönerler.Dönmesinin isteğide Bihter Hanımla Adnan Bey'i dürbünle izlerken başbaşa görmesidir.En sonunda ise tekrar kabristanda Bihter ile Adnan karşılaşır ve evlenme teklifini eder.

Aşk-ı Memnu YENİ Fragmanı 

Aşk-ı Memnu YENİ Fragmanı
 
Aşk-ı memnu dizisi yeni fragman videosudur