| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Aşk-ı MemnuRSSYorum RSS
Yarışma blogu Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması ve Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması
Yeni video sitemiz videolar açılmıştır.Tüm herkesi bekleriz yeni video portalımıza.
Yazılar

Diziler Roman oldu 

Diziler Roman oldu
 

Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Argunşah, romanların dizilere uyarlanmasının, edebiyatın daha yaygın kitlelere ulaşabilmesinin yollarından biri olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Argunşah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya edebiyatının önemli eserlerinin de sinemaya ve dizilere uyarlandığını kaydetti.

Sanatlar arasında geçişler yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Argunşah, şöyle devam etti:

''Romanların dizilere uyarlanması, edebiyatımızın daha yaygın kitlelere ulaşabilmesinin yollarından biridir. Görsel bir sanat olan sinemanın, romandan, hikayeden hatta şiirden yola çıkarak yeni bir esere ulaşması bu yollardan bir tanesidir. İkincisi ise 1980 sonrası tanıştığımız postmodernizimin açtığı kapılardan biri olan metinler arası ilişkidir. Yani daha önce yazılmış bir metnin yeni bir eser içerisinde kullanılmasıdır. Bunu olduğu gibi kullanabilir, uyarlayarak kullanabilir ya da atıflar yaparak kullanabilir. Roman uyarlamalarını bu çerçevede düşünebiliriz.''

Argunşah, Aşk-ı Memnu dizisinde romanın aslına çok fazla uzak kalınmadığına dikkat çekerek, metnin anı yapıtının içerisinde modernize edilmiş unsurlar bulunduğunu anlattı.

Dizilerin adını aldığı romanların okunma oranlarına olumlu katkılar sağladığını işaret eden Prof. Dr. Argunşah, ''Aşk-ı Memnu benim Türkoloji öğrencilerine bile zorlukla okuttuğum bir romandı, ama 2 haftadır öğrenciler Aşk-ı Memnu'yu kendileri okumaya çalışıyorlar. Burada romanların dizilere uyarlanmasının okunma oranlarına olan faydalarını görebiliyoruz'' dedi.

Prof. Dr. Hülya Argunşah, senaristlerin yaptığı işin postmodern bir yaklaşımla metinler arası ilişki kurmak olduğunu vurgulayarak, ''Dizide bundan sonra metne bağlı kalınacak mı, yoksa çok uzaklaşılacak mı bilmiyorum. Öğrencilerim Yaprak Dökümü'nde romandan çok uzaklaşıldığını, yeni yeni entrikalar eklendiğini söylüyorlar. Ama her halükarda bu da metinler arası ilişkidir'' diye konuştu.

Türk insanının okumayı sevmediğini, bir anlatıcıyı dinleyen bir millet olarak hayatına devam ettiğini belirten Prof. Dr. Argunşah, bunun orta oyununda da Karagöz'de de halk masalların da destanlar da böyle olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Argunşah, bugün de bu anlatıcının yerine televizyonun konulduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

''Hala okumuyoruz. Birileri anlatıyor, hatta dikte ediyor biz de onlar gibi yaşıyoruz. Dolayısıyla nesiller arasında ortak okunmuş metinlerimiz yok. Rus edebiyatında ortak metinler var. Bütün nesiller okumuşlar. İngiliz edebiyatında gördük. Shakespare'i okumayan İngiliz yok. Diziler sayesinde okunmamış olsa bile üzerinde konuşacağımız ortak metinlerimiz olabilir gibi geliyor. Çünkü eğer bu ilgi devam ederse öğrenciler bu romanları okuyacaklar. Bu da nesiller arasında okunmuş ortak eserler dizgesini getirecektir.''

Hem Reşat Nuri Gültekin hem de Halit Ziya Uşaklıgil üzerinden topluma yanlış aktarmalar yapılabileceği korkusu da taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Argunşah, ''Senarist (Ben metinler arası ilişki kurdum) diyebilir. Belki bunun adı metne sadakat değil, ama en azından teze sadakattır. Benim en çok sevindiğim nokta öğrencilerle aynı şeyi konuşabileceğiz'' dedi.

Prof. Dr. Argunşah, senaristlerin dizilere olan ilginin sürekliliğini sağlamak için yeni entrikalar yazdığını belirterek, şöyle devam etti:

''Televizyon ve sinema bizim kültürümüzde o kadar etkili ki gençler bunları hayat formülleri olarak alıyorlar. Orada gördüğünüz her sahne insanlarda yaşanması gereken bir sahne olarak algılanabilir. Yıllarca televole kültürüyle uğraşmadık mı? Geçen haftaki dizide Aşk-ı Memnu romanının bunun bir parçası olduğunu görmeye başladım ve korktum. Eserin dünyasına sadık kalınırsa çok sakınca doğurmayacaktır, ama romanlarda açılmış dehlizler var. Bunları sonuna kadar kullanıyorlar. Romanda Behlül'ün hayatını o kadar ayrıntılı görmüyoruz, ama dizide yatak odası sahnelerini gösteriyorlar. Bu dehlizi sonuna kadar zorluyor. Bu senaristin yaratıcılığı, ama orada dikkat gerekiyor ne verecek. Bunun faydası var, ama zararı da var. Ben iyimser bakıyorum.''

Sanatın sansür edilemeyeceğini, ancak sanatçının da sorumluluğunu bilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Argunşah, kimsenin ''yapımcı dikkat etsin, RTÜK bunları yasaklasın'' diyemeyeceğini kaydetti.

Aşk-ı Memnu

Aşk-ı memnu 5.bölüm fragmanı 

Merakla beklenilen aşkı memnu dizisinin 5.bölüm fragmanı izleyicelerle 9 ekimde bulaşacak ve 5.bölüm fragmanıda yayımlandı.Aşağıdan izleyebilirsiniz.
 
 

Aşkı memnu dizisi başlıyor 

Aşkı memnu başlıyor

 Bildiğiniz üzere aşk-ı memnu dizisi 15 gün gibi bir süreyle yeni bölümü verilmiyordu.Yine bir aksilik olmazsa 9 ekimde aşk-ı memnu dizisi yeniden start alıcak.

 

 

Beren saat video klip 

Aşk-ı memnu dizisi güzel oyuncusu Beren Saat için hazırlanmış video klip.
 

Kıvanç tatlıtuğ için hazırlanmış video klip 

 Aşkı memnu dizisi yakışıklı oyuncu kıvanç tatlıtuğ için hazırlanmış güzel bir video klip.Yorumlarınızı bekliyoruz
 

Aşkı Memnu Behlül'ı Kıvaçı Beğenmedi 

Aşkı Memnu Behlül'ı Kıvaçı Beğenmedi

Bugün'ün haberiene göre; TRT için 30 yıl önce çekilen Aşk-ı Memnu dizisinde “Behlül” karakterini canlandıran Türk Sinemasının usta isimlerinden Salih Güney, şimdi aynı rolü oynayan genç oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’u yerden yere vurdu.

Usta oyuncu “Evet Kıvanç çok yakışıklı bir çocuk, ama bu yeterli değil. Behlül karakterini daha en başından bitirdi. Bu karakter evet çapkın birisi ama ahlaksız değil. Canlandırırken buna dikkat edilmeli. Kıvanç bence oyunculukta kalıcı olamaz” dedi.

Eda Özerkan Röportaj Aşk-ı Memnu 



AŞK-I MEMNU'DA KISKANCIM GERÇEKTE ASLA!
'Aşk-ı Memnu'da rol alan Eda Özerkan Elif karakterini çıkarırken içindeki kıskanç kızı aradığını söylüyor.

Kanal D’nin yeni edebiyat uyarlaması dizisi “Aşk-ı Memnu”da  “Behlül’ün nişanlısını canlandıran Eda Özerkan “Elif karakterini çıkarırken ben de içimdeki kıskanç insanı aradım. Benim günlük yaşamımda çok yeri olmayan bir duygu, bu dizide Elif karakteriyle  ortaya çıktı. Dizide kıskancım ama gerçekte asla böyle  bir duyguyla hareket etmem. Yeteri kadar gözlem  yapamasam da eskiye dayalı yaşadığım, şahit olduğum olaylardan feyzaldım. Sonuçta hepimizin çevresinde bu tarz insanlar yaşamıştır” diyor.  Eda Özerkan Milliyet'e verdiği röportajda bakın neler dedi...

İnanıyorsam senaryonun gereğini yaparım

“Aşk-ı Memnu” dizisinde “Behlül”ün nişanlısını canlandıran Eda Özerkan, “Rol seçimlerimde önceliğim senaryo. Senaryoya inanıyorsam, gerektirdiği şeyleri de yaparım” diyor.

“Pars Kiraz Operasyonu”  ve  ardından “Girdap” adlı filmle dikkatleri üzerine çeken Eda Özerkan, Kanal D’nin yeni edebiyat uyarlaması dizisi “Aşk-ı Memnu”da rol alıyor. Dizide Kıvanç Tatlıtuğ’un canlandırdığı Behlül karakterinin nişanlısı Elif’i oynayan   Özerkan, rolünün içindeki kıskançlık duygusunu ortaya çıkardığını söylüyor. Geçen aylarda Alman ART kanalı için çekilen Türk - Alman ortak yapımı “İstanbul’u Ölesiye Sevmek” adlı filmde rol alan Özerkan, yurtdışında da kariyer yapmayı arzuladığını belirtti.

 “Aşk - ı Memnu” dizisine nasıl dahil oldunuz, teklif geldiğinde ne hissettiniz?
Bir gün arkadaşımla otururken gelen telefon üzerine yapım şirketine görüşmeye gittim. Bir hafta sonra çekimlere başladım oldukça hızlı gelişti. Çok heyecanlandım. Çünkü benim istediğim bir projeydi. Özellikle bir edebiyat eseri olması beni çok heycanlandırdı. 34 sene önce de çok iyi bir iş olmuş.. Şimdiki halinin daha çok kişiye ulaşıp daha da çok sevileceğini düşünüyorum ve bu projede yer aldığım için çok mutluyum

Canlandırdığınız Elif karakterinin kişilik özellikleri neler?
Elif, 25 yaşında, akıllı, güzel, başarılı bir kız modellik yapıyor. Modern bir yaşam tarzı var. Sevgilisi Behlül’ü çok seviyor. Bir o kadar da kıskanıyor. Aslında Elif herkesin çevresindeki insanlardan biri... Hatta Elif’in içinde beslediği duygular hepimizin içinde olan şeyler, kıskançlık duygusu herkeste var. Kimisi bunu çok fazla belli eder, kimisi içinde saklar.

Karakteri çıkarırken neler düşündünüz?
Elif karakterini çıkarırken ben de içimdeki kıskanç insanı aradım. Benim günlük yaşamımda çok yeri olmayan bir duygu, bu dizide Elif karakteriyle ortaya çıktı. Dizide kıskancım ama gerçekte asla böyle bir duyguyla hareket etmem... Aslında çok kısa sürede gelişen bir olaydı, yeteri kadar gözlem yapamasam da eskiye dayalı yaşadığım, şahit olduğum olaylardan feyz aldım. Sonuçta hepimizin çevresinde bu tarz insanlar yaşamıştır.
Böyle ilişkiler mevcuttur. Ben de bugüne kadar yaptığım gözlemlere dayanarak onlardan beslenerek oynuyorum. Bu kadar kısa zamanda yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalısıyorum. “Aşk - ı Memnu”da oynamak heyecan verici... Böyle önemli bir projede olmamın bana çok önemli geri dönüşümleri olacağını da tahmin ediyorum.

Dizide nişanlınızı canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ nasıl bir partner?
Kıvanç Tatlıtuğ ile daha önceden tanışıyorum. Sevdiğim arkadaşlarımdan biridir. Sette işini olması gerektiği gibi yapan çok iyi bir oyuncu...

Rol seçerken ilk olarak hangi ayrıntı sizin için önemlidir?
Rol seçimlerimde önceliğim senaryodur. Sonra cast, yapım şirketi, ayrıca projede bulunmamın o işe katkı sağlayacağını bilmem gerekiyor. Karşılıklı olarak bir şeyler paylaşmamız ortak bir paydada buluşmamız benim için çok önemlidir. Bunu anlamanın en iyi yolunun senaryo olduğunu düşünüyorum. Senaryoyu okurum, ne hissettiğimi tartarım, karakterle olan ilişkime bakarım.

Oynamam dediğiniz roller var mı?
Senaryoya inanıyorsam, senaryonun gerektirdiği şeyleri yaparım. Sonuçta senaryo renklensin diye bir şey yapmam ama onun haricinde oynadığım karakterler günlük hayattan insanlar ve doğal olarak hayatın her anından kesintiler içeriyorsa, senaryoya inanıyorsam oynarım. Zaten orada kendi hayatım yok, oynadığım karakterin yaşamı anlatılıyor.

Gişe başarı demek değildir

Rol aldığınız “Girdap” filmi gişede parlak rakamlara ulaşamadı, bu sizi nasıl etkiledi?
Bir filmin başarısı tek başına gişe değildir. Eğer öyle olsaydı “Recep İvedik” Türkiye’deki en iyi film olurdu. Ancak sadece gişeyi baz alarak bunu söylemek yanlış olur. Benim için önemli olan filmin izleyiciye bir şeyler düşündürmesi ve bir şeyler katmasıdır. Bununla beraber gişede de çok başarılı olmuş filmler var. “Babam ve Oğlum”, “Eşkıya”, “Gönül Yarası” gibi yapımlar gişede başarılıdır. Ancak sadece gişeye bakarak başarılı denilen işlerden değildir. Hem gişe hem de izleyiciye bir şeyler katması açısından değerlendirilerek takdir görmüşlerdir. “Girdap” da gişe bakımından beklediğini göremese de Türkiye’de bugüne kadar işlenmemiş bir olayı anlatarak izleyiciye bir şeyler katmıştır. Gişe başarısının düşük olmasının sebebi de reklam eksikliği bana göre...

Çizdiğiniz kariyer planında neler var?
Mesleğimde öncelik her dalda olduğu gibi eğitimimi tamamlamak. Oyunculuk çok yönlü bir meslek, oynamanın yanı sıra bedenini iyi kullanmak sesini iyi kullanabilmek dans edebilmek gerekli ve tabii ki bunlar içinde eğitim şart... Ben de öyle yapıyorum. Bundan 20 sene sonra da böyle olacak. Çünkü bana göre ‘oldum’ dediğin an kendini kısıtlamaya başladığın andır.
Her zaman kendini sıfırlayıp yeni bir şeyler katmak gerek. Şener Şen gibi usta oyuncular bile projeye başlamadan önce hâlâ gözlem ve hazırlık yapıyorsa biz de bu gibi usta oyuncuları örnek alıp onların yolundan gitmeliyiz. Mesleğimdeki hedeflerimden biri de sadece Türkiye’yle sınırlı kalmayıp yurtdışı projelerinde de yer almak...

Aşk yok, iş var
“Günlük hayatta arkadaşlarım ve ailemle  vakit geçirmeyi çok seviyorum. Gece hayatını pek fazla sevmiyorum. O yüzden çok fazla göremezsiniz. Bunun haricinde film izlemeyi, oyun izlemeyi çok seviyorum. Özel hayatıma gelince, kalbimde özel biri yok. Şu an benim önceliğim işim olduğundan bütün enerjimi işime vermek istiyorum. Tabii bu işler kısmet işi...  Hayat ne gösterir bilinmez ama şu an için hayatımda biri yok...”

Filmin devamını bekliyor
Almanya’da bir de TV filminde oynadınız geçen aylarda, orada nasıl bir karakteri canlandırdınız?

Nur, 19 - 20 yaşlarında çılgın bir kız sürekli ailesine yalan söylüyor ve teyzesine kaçıyor. Teyzesine de ‘Ailem beni evlendirmek istiyor’ diyor. Aslında olay şu; annesi kızını ana okulundaki bir arkadaşıyla buluşturmak istiyor. Tabii kız bu çocuğu 6 yaşındaki hali ile hatırlıyor çirkin somurtkan biri zannediyor. Sonra kız çocuğun 20 yaşındaki halini görüp âşık oluyor. Polisiye bir film, başrolde Erol Sander var. O Almanya’da çok ünlü bir aktör... Film, ART kanalı için çekildi. Çekimler İstanbul ve Marmaris’te gerçekleşti. Filmin adı ‘İstanbulu Ölesiye Sevmek’... Filmin ikincisi ve üçüncüsü de çekilecek. Türk - Alman ortak yapımı filmde, İstanbul’un güzelliklerini çok güzel yansıtıyor. Filmin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

Aşk-ı Memnu Nerede Çekim Yapılıyor 

Aşk-ı Memnu Nerede Çekim Yapılıyor


“Aşk-ı Memnu”nun çekildiği üç katlı villanın 10 odası var
Rahmi Koç’un villası (“Aşk-ı Memnu”)

Halid Ziya Uşaklıgil’in “Aşk-ı Memnu” adlı romanı Rahmi Koç’a ait Sarıyer’deki bir villada çekiliyor.
Üç katlı villanın 10 odası var. Koç ailesinin villanın çekim için aylığı 6 bin dolara kiraladığı söyleniyor.

Aşk-ı Memnu 4.Bölüm Fragmanı 


AÅ�kı memnu 4. bölüm fragmanı
Yükleyen dizileralemi

aşkı memnu 2.bölüm reyting 



KANAL D'NİN YENİ DİZİSİ aşkı memnu İKİ GRUPTA DA AÇIK ARA İLK SIRADA!...
YENİ SEZON'A DÜN BAŞLAYAN 'ANNEM' İSE AB'DE 2.SIRADA!...
SON AĞA ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR!...

FOX'UN BEZ BEBEK'İ DE DÜŞÜŞTE!...
ELİF DİZİSİ FİNAL SİNYALLERİNİ VERMEYE BAŞLADI BİLE!...

İŞTE REYTİNGLER!...

 

İLK 100 PROGRAM / HEDEF KITLE : TOTAL
11 EYLÜL 2008 PERŞEMBE
         
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 ASK-I MEMNU [NET] KAND 7,10 23,90
2 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 6,20 20,70
3 ANNEM [NET] KAND 5,50 20,50
4 UGUR DUNDAR''LA STAR HABER [NET] STAR 5,50 20,10
5 BEZ BEBEK [NET]